Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır.  Çalgının baş bölümünde bir üfleme deliği vardır. Flütün borusu silindir şeklindedir. Metal olduğu halde tahta nefesli çalgılar grubu üyesidir. Bunun nedeni ses renginin tahta tınısı vermesi ve diğer tahta nefesliler ile iyi kaynaşması ve ses elde ediliş yönteminin tahta gibi olmasındandır.Flüt tüm üflemeli çalgılar içinde en çevik ve en hünerli çalgıdır, çalamayacağı çok a az şey vardır.Günümüzde  nikel,  gümüş, altın gibi madenlerden yapılmaktadır.19.yy.’da çalgının gövdesindeki delikler parmak uçları ile kapatılarak sesler elde ediliyordu.  Boehm adlı alman flütçü bugün kullanılmakta olan sistemi buldu. Boehm Sistemi güzel ses niteliği ve tam bir entonasyon için, deliklerin ses bilimi ve akustik yönünden doğru yerlere ve istenilen genişlikte açılmasını sağlamıştır. Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir.Çalıcı, tüm delikleri kapaklar, miller, yaylar ve perdeler sayesinde kontrol etme olanağı bulmaktadır.

Flüt eğitimine üfleme deliği çalıcının alt dudağına doğru şekilde oturtulmasıyla başlanır.Ayna karşısında yapılan çalışmalarda;üfleme teknikleri,flütün bedene göre doğru açılarda tutulması öğretilir.  Bütün nefesli çalgılarda olduğu gibi nefes egzersizleri, diyaframı doğru kullanma, dil teknikleri ve temiz ses çıkarma sağlandıktan sonra notal çalışmalara geçilir. Çeşitli oktavlarda diziler, gamlar ve arpej seslendirilmeleri başarıyla tamamlandıktan sonra flüt için yazılmış eserleri çalmaya geçilir.

ABMA’da teknik çalışmaların ardından eserlerin nüanslarla beraber lirik ve dramatik unsurlar katılarak yorumlanarak çalınması öğretilir.